Ülke Gelişiminde İstatistiğin Önemi
Her ne kadar günümüzde bazı kesimler istatistik bir “bilim” değildir, bir “yöntemler” topluluğudur deseler de, istatistik kendisine diğer bilimler arasında yer edinmiştir. İstatistiğin doğuşu olasılığın tarihine dayanır. Olasılık da, ortaçağ Avrupa’sının kumarbazlarının zar ve kağıtlar ile kazanma şanslarını bilmek istemeleri ile başlamıştır. İstatistik ve olasılığın bu uzun öyküsünü batılı ülkeler çok iyi işlemişler ve büyük kazanımlar elde etmişler kendi tarihlerinde..
Ortaçağda henüz milli bütünlüğünü koruyamayan derebeylik ve krallıklar bile kendi halklarına sağlık poliçeleri satarak büyük gelirler elde etmişler ve böylece hem halkın sağlık durumundan haberdar olmuşlar, hem onlara bir şekilde sağlık sigortası yapmışlar hem de kasalarını doldurmuşlardır. Ortaçağ Avrupasında olasılık ve dolayısıyla istatistiği zar ve oyun kartlarının dar felsefesinden kurtaran Galton olmuş ve kendi ülkesinin nüfus istatistiklerini incelemeye karar vermiştir. Kendine özgü hesapladığı yöntemlerle hesapladığı olasılıklar her ne kadar yetersiz olsa da, kendi çağında bu bir başlangıçtı ve bu olasılıklar sağlık poliçelerini satan ülkesine sağlık poliçelerinden daha fazla kazanç elde etmesini sağlayabilirdi, ki öyle de oldu..
Günümüzde ise istatistiğin kullanım alanları çok daha geniş. Ortaçağdan bugüne dek, kendisini olasılıkla birleştiren istatistik bilimi; geçmiş verilerden geleceği tahmin etmede, pazar araştırmalarında, risk hesaplamalarında dolayısıyla sigortacılıkta, devletlerin sosyal – ekonomik – kültürel her türlü araştırmasında, firmaların kazanç maksimizasyonunda, ürünlerin kalite kontrolünde ve her türlü belirsizlik altında karar vermede bize bir anahtar görevi sunmaktadır.
Bu söylenenlere örnek verecek olursak; sabah radyoda dinlediğiniz program veya televizyonda izlediğiniz bir yayın talep araştırması metotlarıyla istatistiksel yöntemler kullanılarak yayına konması kararlaştırıldı. Yediğiniz ve içtiğiniz her türlü konservatif gıda istatistiksel kalite kontrol yöntemleriyle kusurlu ürünler minimuma indirildi. Sağlık sigortası yaptırdınız ve eğer istatistik bilimi olmasaydı muhtemelen daha fazla prim ödeyecektiniz.Bunun gibi örnekleri çoğaltmak mümkün..
Peki biz ülke olarak yeterli değeri veriyor muyuz? Yoksa “İstatistik okuyorum” dediğinizde hala “ Sen çıkınca ne olacaksın? İstatistik nasıl bir şey?” sorularıyla karşılaşmaya devam mı edeceğiz! Ülkemizde matbaa bile yokken batılılar istatistik gibi birçok bilimin temellerini attılar. Ülkemizde istatistik bilimi yavaş yavaş daha tanınır hale gelmektedir ve dolayısıyla iş olanakları günden güne artmaktadır, ancak bu yeterli değildir. İstatistik hayatın ta kendisi değildir ama ülke olarak gelişmede değeri yadsınamaz.
Yazan : Okan Sarıoğlu
Brutto il gatto – Una storia
2 hafta önce
0 yorum:
Yorum Gönder